Bumerang - Yazarkafe

13 Nisan 2011

Altı Bardakta Dünya Tarihi (Cola Çağı)

Tom Standage tarafından yazılan“Altı Bardakta Dünya Tarihi” adlı kitapta, dünya tarihindeki çağların içeceklere göre sıralanıyor. Kitapta yakın tarihimiz “Cola Çağı” olarak tanımlanıyor.

Cola’nın başlangıçta Atlantalı bir eczacı tarafından dinçleştirici bir ilaç olarak tasarlandığının, giderek ABD’nin ulusal içkisine dönüştüğünün, hatta ABD’nin bir süper güce dönüşmesine yardımcı olan canlı tüketim kapitalizminin de bir simgesi olduğunun belirtildiği kitapta, 20. yüzyılda dünyanın pek çok bölgesinde bulunan Amerikalı askerlerle ülke ülke dolaşan Coca Cola’nın çağın ürünü olduğu ve tek bir küresel pazara doğru yapılmakta olan yürüyüşün ikonu konumunda olduğu vurgulanıyor.

1896 yılında reklam sloganı, “Coca Cola alınca insanlar, daha güçlü büyürler, Coca Cola içince düşünürler, daha parlak düşünürler” olan Coca Cola’nın 1929’daki “büyük kriz” sırasında bile satışlarını artırmayı başaran tek ürün olduğu, bu başarının ise Coca Cola reklamlarının mutlu bir dünyayı betimlemesinden kaynaklandığı, 1930’lu yılların sonunda ise Coca Cola’nın artık her zamankinden daha güçlü olduğu, kitlesel üretilen, kitlesel pazarlanan hem yoksulların hem de zenginlerin tükettiği bir ürün olarak “bir şişede küreselleşmenin” ikonu olarak görüldüğü kitaptaki satırlar arasında yer alıyor.

Soğuk savaş yıllarında komünist dünyada “kapitalizmde yanlış sayılan herşeyin, özellikle tüketicilerin çoğunlukla önemsiz taleplerini karşılamanın ekonominin düzenleyici ilkesi olması gerektiği” fikrini temsil eder duruma gelen Coca Cola için o yıllardaki etkin düşüncenin Coca Cola Company’nin 1948 yılındaki toplantısıyla özdeşleşen şu cümle ile ifade edildiğini biliyor muydunuz?
Bizler, komünistleri düşündüğümüzde aklımıza Demir Perde gelir. Onlar demokrasiyi düşündüklerinde ise akıllarına Coca Cola gelir.”

Coca Cola’nın 1950’li yıllara gelindiğinde, ABD karşıtlarının açık hedefi haline geldiği, o yıllarda “Coca-Sömürgeleştirme” sloganıyla ABD karşıtı kampanyaların başlatıldığı, Coca Cola’nın kendisini Sovyet bloğu ülkelerine bloğun yıkılmasıyla 1990’ların ortasında ancak kabul ettirebildiği, günümüzde ise Coca Cola tüketiminin ülkelerin küreselleşme derecesini ölçmek için bir gösterge olarak alındığı yine kitaptaki satır aralarında yerini buluyor.

Cola Çağı” yeni bir içeceğin keşfine dek sürecek görünüyor; 1936’da Coca Cola Company’nin şirket yetkilisi Harrison Jones’un şirketin 50.yıl kutlamalarında söylediği gibi :
“Mahşerin dört atlısı yeryüzüne hücum edip geri çekilebilir, ancak Coca Cola baki kalacak.”

Öte yandan, “küresel ısınmanın” etkisiyle son 3 yıldan bu yana yoğun olarak yaşadığımız kuraklığın gelecek yıllarda da devam edeceği ve dünyanın yakın gelecekte su savaşlarına sahne olacağı varsayımından hareketle, belki de “Cola Çağı”nı geride bıraktığımızı ve “Su Çağı”na doğru yol almakta olduğumuzu söylemek sanıyorum ki yanlış olmaz. Kimbilir?

*Piyale Madra - "Ademler ve Havvalar"