Bumerang - Yazarkafe

27 Mayıs 2011

Bir Başarı Öyküsü: "Benden Sonra Devam"

"Değişmek, yenilenmek ve değişimin bir parçası olmak” ve “çağa ayak uydurmak”,  söylemleri, günlük hayatımızın birer rutinleri... Kurumsal başarı için çağa ayak uydurmak ve hatta ötesine geçebilmek, yenilenmek, gelişmek zorunluluğu bilinen bir gerçek. Bunu başarabilmek ise, adım adım değişimi başlatıp, yaygınlaştırabilen, sistematik olabilen, hedeflerini realize edebilen, başarıyı ise sürdürülebilir kılan pek az kuruma nasip olabiliyor.

Y. Akın Öngör’ün “Benden Sonra Devam” adıyla Alametifarika tarafından yayınlanan kitabında ülkemizde değişimi hakkıyla gerçekleştirebilmiş çok az sayıdaki kurumdan birinin Garanti Bankası olduğu anlatılıyor. 1991-2000 yılları arasında Garanti Bankası’nda CEO görevini üstlenen Akın Öngör’ün deneyimlerini aktardığı bu kitap; değişimin, iletişimin, ekip ruhunun ve başarılı stratejik planlamanın gücünü ve başarıya katkısını ortaya koyan bir “case study” olarak değerlendirilebilir.   

Garanti Bankası’nın su satan küçük bir çocuğun işini adım adım büyüttüğü reklam filmini hatırlar mısınız? İşte bu reklam filmindeki gibi Garanti Bankası, 1991-2000 yılları arasında CEO’su Akın Öngör’ün liderliğindeki güçlü bir ekip ile kurumsal köklü değişimi gerçekleştirip, bankacılık sektöründe ilk sıralara yerleşmeyi başarıyor. Değişim sürecinde sağlam adımlarla ilerleyen Öngör ve ekibi, zorlu süreci başarıyla tamamlıyor. Zorlu süreçte yaşanılanlar, statükoya karşın izlenilen strateji, değişim programı çerçevesinde yapılan çalışmalar, ekip ruhuna sahip güçlü insan kaynağı, markanın ve kurum imajının  yaratılan fark ile güçlendirilmesi ve bu süreçte yapılan hatalar, eğrisiyle doğrusuyla kitapta anlatılıyor.

Kitabın yayınlanması için 10 yıl beklediğini önsözde belirten Akın Öngör, bankadan ayrılmasından sonraki 10 yıllık dönemi kapsayan 2000-2010  yılları arasında da Garanti Bankası’nın yükseliş trendi izlemeye devam ettiğini ve kurumsal başarının sürdürülebilir bir nitelik kazandığını vurguluyor.

 “Etkin bir ekiple dünya yerinden oynatılır” diyen Akın Öngör’ün kitabında anlattığı başarı öyküsü, aslında her yönüyle güçlü ve etkin bir ekip çalışmasına dayanıyor. Değişim süreciyle birlikte standart uygulamaların aksine yeni işgücünün iyi eğitimli gençlerden oluşturulması; işe alınan kişilerin seçiminde “kişiye uygun iş” değil, “işe uygun kişi” kriterinin tercih edilmesi, diğer bir ifadeyle “yakınlık ve tanıdıklık” usulüne göre işe alımdan kaçınılması, kurum genelinde ve her kademede eğitimlerin yaygınlaştırılması, sert hiyerarşiden uzaklaşılması, çok katmanlı dikey organizasyonda katmanların azaltılması, her kademedeki çalışanların önerilerine kulak verilmesi, “yuvarlak masa” toplantıları ile demokratik ve eşitliğe dayalı katılımın sağlanması, Garanti Bankası’nda izlenen önemli stratejilerin başında geliyor.

Öte yandan, iletişim ve teknoloji alanındaki etkin çalışmalarla iş süreçlerinin yeniden tanımlanması, iş yapış şekillerinde sektöre göre devrim sayılabilecek yeniliklerin hayata geçirilmesi, Garanti Bankası’nın başarı öyküsünün temel taşları olarak okuyuculara aktarılıyor.  Akın Öngör, bu süreci ve kitabı yayınlama gerekçesini şöyle özetliyor:
“Göreve başladığımda bankanın teknolojisi, insan kaynakları, iş süreçleri yetersizdi. Alaturka diyebileceğimiz bir bankadan çağdaş dünyanın en ileri bankalarından biriyken, Euromoney tarafından dünyanın en iyi bankası seçilen bir banka yolculuğunu anlatıyor. Kitap, nasıl böyle bir başarı gerçekleştiğini, nasıl teknolojik devrim ve kültür değişimi yaşandığını anlatıyor. Bu aslında bir referans kitap, öğrenciler, genç iş adamları ve iş hayatı için bir referans kitap. Ben bunu yazdım.”

Akın Öngör, kitabın konusunu oluşturan Garanti Bankası’ndaki başarı öyküsünün temelinde kendilerini her yönüyle “Garantili” olarak benimseyen güçlü bir ekibin bulunduğunu anlatıyor. Güçlü ekip ruhunun önemini Akın Öngör, şu cümleleriyle dile getiriyor:
“Bu sürdürülebilir başarıyı binlerce kişilik müthiş bir ekip gerçekleştirdi. Yaratarak ve yaşayarak... Sıkıntılarını, sorunlarını aşarak, büyük özverilerde bulunarak... Akılları ve yürekleriyle... Her aşamasında tatmin duyarak... Bu ekip, inanılmaz sonuçlara imza attı.”  

Kitapta 1991-2000 yılları arasındaki iş hayatının konjonktürel yapısına dair izleri de bulabiliyorsunuz ve tutarlı öngörülerin stratejilerin belirlenmesi sürecinde ne denli önemli olduğuna tanık oluyorsunuz. Örneğin, 1992 yılındaki öngörülere göre şekillenen Garanti’nin stratejik yol haritasının Garanti’nin başarı öyküsündeki temel taşlardan birini oluşturuyor.

Diğer bir örnek ise, Akın Öngör’ün katıldığı bir konferanstaki ilgi çekici üslubu ve kurgusal anlatımla sunumun başarıyla sonuçlanması..  Londra’da 1998 yılında Management Center Europe tarafından Avrupa genelindeki bankacıların katılımıyla gerçekleştirilen bir konferansta “ilişki bankacılığı” konusunda bir konuşma yapan Akın Öngör, “İlke kültürü ile ilişki kültürünün farkını” ve bankacılık sektörüne yansımalarını anlatıyor.  Akın Öngör, konferansa birlikte katıldığı uzmandan kendisini 4. slayttan sonra cep telefonuyla aramasını istiyor. Sunum sırasında Akın Öngör’ün cep telefonu çalmaya başlıyor. Kendisini kınayan ve hayret dolu bakışlarla izleyen konukların karşısında herkesten özür dileyerek telefonunu açan Öngör, İngilizce olarak “Sayın Başbakan’ım, buyrun sizi dinliyorum. Yakınınız mı?... Nerede, hangi görevi istiyor... tamam efendim, hemen yapıyoruz” diyerek hayali konuşmasını sonlandırıyor. İlke ve kişisel ilişki kültürü arasındaki farkı böyle bir kurguyla izleyicilere aktaran Akın Öngör,  salondan büyük  alkış alıyor ve sunumunu başarıyla tamamlıyor.  

Kitabın bölüm başlıkları altında yer alan cümleler ise, yöneticiler ve çalışanlar için yol gösterici öğütler niteliğinde... İşte bunlardan bazıları:
“Etkin bir ekiple dünya yerinden oynatılır.”
“Aktif dinleyip, akıllı konuşup, kurulacak etkin bir iletişim ile büyük işler başarılır”
“En önemli unsur, insan... insan.... ve yine insandır. İnsana en büyük yatırım, eğitimdir.”
“Sen insanlarda istek enerjisini devreye sok, onlar yaratsın.”
“Bir kapı kapalıysa diğeri mutlaka açıktır. Yeter ki gör.”
“Önemli olan, şartların zorlaması olmadan, değişimi vizyon ile gerçekleştirmek ve değişen dünyada lider olabilmektir.”
“Satın almak zorlar, almamak ise daha da zorlar.”
“Kriz, sakin kalarak, bilinçli ve süratli hareket ederek aşılır.”
“Hak ettiğinizi değil, müzakere ettiğinizi alırsınız.”
“Sürdürülebilir başarının anahtarı, kültürdür.”
“Hiç hata yapmıyorsan, yönetmiyorsun demektir.”
“Bir başarı, eğer sürdürülebilirse gerçek başarıdır.”

Akın Öngör’ü ilk kez Kalder’in geçtiğimiz yıllarda düzenlediği “Mükemmelliği Arayış Sempozyum”unda dinlemiştim. Bir oturumuna konuşmacı olarak katılmıştı. Konuşmasını değişim, kalite ve yenilik üzerine konumlandıran Akın Öngör, etkileyici üslubuyla ilgi görmüştü. Akın Öngör,  “Benden Sonra Devam” adlı kitabında bir başarı öyküsünü tüm yönleriyle ve tüm basamaklarıyla yine etkileyici bir şekilde aktarıyor.  İş dünyası için referans niteliğindeki bu kitabı okurken, herşeyden önce “değişimin gücüyle fark yaratıp, başarıya imza atan” böyle bir ekibin içerisinde yer alanlara gıpta edeceksiniz.