Bumerang - Yazarkafe

21 Kasım 2011

Hayatın zıtlıklarını palavraların potasında eriten şiirler: “Palavralar”

 Şiirlerde, hisler ve düşünceler dizelere nakış nakış işlenir, kelimeler birbirleriyle dans edip, dizeleri oluşturur. Öyle şiirler vardır ki, gücüyle ve imgeleriyle ruhları sürükler. Şiire açılan kapının ardında sürükleyici bir atmosfer karşılar bizleri... 

Girit göçmeni bir ailenin oğlu olan İzmirli şair Ahmet Erinanç’ın “Palavralar” adlı kitabında toparladığı şiirler, okurları işte böyle bir atmosfere sürüklüyor. Bu şiirler, “Palavralar” adıyla Kanguru Yayınları tarafından okurlarla buluşturuluyor.

Şiiri hayatın odağında konumlandıran şair, şiirin tüm sanat dallarının evsahibi yani çıkış noktası olduğunu şöyle tanımlıyor:



Resim güzellenir,
heykel hareketlenir, roman beğenilir.
film alkışlanır, müzik uçurur.
Şiir, hepsini misafir eder.
yok-ayaklarda ninni çeker;
görülmez çocuk şapkalarıyla uyandırır:
“Dünyamıza hoş geldiniz.” der.


Şiirlerinde dizeleri kalıplara sığdırmayan Ahmet Erinanç, toplumsal gerçekçiliğin izlerini ve düzyazının şiirsel akışını bize aktarıyor. “Hayatın kendisi gerçektir, hayatta ‘gibi’ yoktur.” diyen Ahmet Erinanç, şiirlerinde “gibi” edatını asla kullanmıyor. Anlatımda da ‘gibi’ edatıyla benzetme ve betimlemelerden kaçınan şairin, bu yönüyle toplumsal gerçekçiliğe de yeni bir boyut kazandırdığını söylemeliyim. Şair, bu yaklaşımını da “Gibi Mahzun” adlı şiiriyle dile getiriyor.

“Gibi” Mahzun


Şiir, böyle aniden
        şöyle ayda yılda bir
                   sakinliğe sefayı öğretirken
                               çatkapı
                                           olur olmaz
                                                       benden yazılmayı bekleme.

“Sen benim yüreğimi tenha mı sandın?” diyerek okurlara seslenen Ahmet Erinanç; hayatın gerçeklerini oluşturan karşıtlıkların, palavraların potasında eriyerek anlamsızlaştığını anlatıyor. Kitabın sunuş yazısı da bu doğrultuda oluşturulmuş. Sunuş yazısından bir bölümü, özellikle sizlerle paylaşmak isterim. 

“Tıpkı yaşamın ölümü palavralaştırması gibi, tıpkı ayrılığın aşkı palavlaştırması gibi, tıpkı mutluluğun hüznü palavlalaştırması gibi hayatın tüm bu olmazsa olmaz zıtlıkları, palavraların potasında ‘Bugün beni insana çıkardılar’ dizesiyle eriyerek insana dönüşüveriyor.” 

Çağdaş Türk şairlerinden Ataol Behramoğlu, Özkan Mert ve Hüseyin Yurttaş’ın yanı sıra Kavafis, Ritsos ve Seferis’in şiirlerini seven okurlar için Ahmet Erinanç’ın “Palavralar” adlı şiir kitabını özellikle öneriyorum.    

"Palavralar”dan en beğendiğim iki şiiri de Fikritema’da konuk etmekten mutlu olduğumu özellikle belirtmeliyim.  

Yaşam Payı

Sağ cebimdeki
                   paraların arsızlıklarına
Sol cebimdeki
                   şiir müsveddeleri
                   Ağızlarının payını veriyor.

Anı Karbonu

Siyah beyaz aile albümü
                               Sadece ve sadece
ölen annelerin, babaların
                               dedelerin, ninelerin
anı karbonu kağıtlarıyla
                               renklenebilir.
Renkli fotokopiler havalarını alır.