Bumerang - Yazarkafe

2 Temmuz 2013

Gitme Vakti Geldiyse; Gidilmelidir...

 

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun.
Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.

Hani ağzınla kuş tutsan ''Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?'' diye soruyla bile karşılaşabilirsin.
İki ucu keskin bıçaktır bu işin.

Yaptıklarınla değil yapamadıklarınla yargılanırsın her zaman.
Bu mahkemede hafifletici sebep yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Herkes kendinden sorumludur aşkta.

Sen aşkını doya doya yaşarken, o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu..
Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin....
Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen....

Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki....
Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.
Kentin hiç görmediği sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmakta keyif verecek sana.
Yine içeceksin rakını balığın yanında...
Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.
Yürek sesi ne bilmeyenler ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma:
"Yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte..."
Elbet bitecek güneşe hasret günler
Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
Nazım Hikmet