Bumerang - Yazarkafe

6 Ocak 2014

Yalnızlık Terapisi


Edebiyatımızın “yalnız adamı” Sait Faik Abasıyanık'ın da bir öyküsünde “Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur” dediğini ve yalnızlığı yücelttiğini bilirsiniz. Yalnızlık insana güç verir. Kaleminiz de güçlenir böyle anlarda, kelimeler kendiliğinden sıralanıverir, duygu yüklü cümlelere dönüşür. Depresif bir duygudur yalnızlık ama bir o kadar da kendi yalnızlığımızda güçlenir, kendi yalnızlığımızda büyürüz.

Yalnızlığı konu alan bir kitaptan söz etmek istiyorum sizlere. Dilek Kırcaoğlu’nun “Yalnızlık Terapisi” adlı kitabı, henüz yayınlandı. “Yalnızlık dokunulmaz değildir… Cüret etmek gerekir!” diyen yazar Dilek Kırcaoğlu, “Yalnızlık Terapisi”nde yalnızlığın yol açtığı depresif durumlardan nasıl çıkış yapılabileceğine dair diyaloglara ve terapi deneyimlerine yer veriyor.

 
Yalnızlığı “umursanmazlık ve kimsesizliğin bulunduğu yer” olarak tanımlayan yazar; yalnızlığın, terk edilmişlik ve bırakılmışlık eşliğinde geldiğini ifade ediyor. Yalnız kalmanın da aslında bir ihtiyaç olduğunun da vurgulandığı kitapta, “kendine saygısı olanların son direniş durağıdır yalnız kalma ihtiyacı… Kendine yapılan bir yolculuktur aslında çıkışın anahtarı. Yeni yeni bakış açıları edinmektir, hem bir rehberle hem de kendinin rehberliğinde..” deniliyor. Kişilerin yalnızlık sürecinde sorunlarıyla yüzleşmeleri gerektiğinin vurgulandığı kitapta, bir danışmana gerek duyulmakla beraber kişinin,öncelikle kendinin rehberi olabilmeyi öğrenmesi gerektiği savunuluyor.

“Yalnızlık Terapisi” kitabının basın bülteninden bir alıntı da yapmak isterim.

Bu kitap, küllerinden kendini doğurmak isteyen herkes için yazıldı.
Bu kitap, kelebek olmaya hazırlanan tüm tırtıllar için yazıldı.
Bu kitap, farkındalığı “seçen” herkes için yazıldı.
Bu kitap, kendi içinde yol almak isteyen herkes için yazıldı.
Bu kitap; sevgiyi, aşkı, birliği, içinde yaşayan, yaşamak isteyen herkes için yazıldı.

“Psikoloji ve kişisel gelişim” türündeki“Yalnızlık Terapisi”, H2O Kitap tarafından okurlarla buluşturuluyor.