Bumerang - Yazarkafe

16 Ekim 2015

Beş Paralık Roman

Ünlü tiyatro yazarı Brecht’in, Hitler’in iktidara gelişinden sonra yazdığı “Beş Paralık Roman”; Sevgi Soysal’ın çevirisi, Walter Benjamin’in sonsözü ve yenilenen tasarımıyla İletişim Yayınları’nca okurlara sunuldu. Brecht, bu eser ile toplumsal sistemi sorguluyor, yoksulluğu, yozlaşmayı, şiddeti eleştiriyor.  

Üç Kuruşluk Opera’nın ardından yazdığı Beş Paralık Roman’da silah endüstrisi, finans sektörü ve savaşlar arasındaki nedensellik bağına dikkat çeken Brecht; yoksulluğu, yozlaşmayı ve şiddeti teşvik eden toplumsal sistemi sorguluyor. 1902 yılındaki Boer Savaşı sırasında geçen Beş Paralık Roman’ın sayısız entrika ve olay örgüsünden oluşan geniş ölçeğinde Londra’daki politikacılar, işadamları ve hırsızlar kazanç paydası etrafında birleşirken, masumiyet kavramı bir boş gösterene dönüşüyor. Romanda betimlenen dünyanın günümüz mülkiyet ve para dünyasıyla benzerliği Brecht’in klasikleşmesinin nedenlerini ortaya koyuyor. Beş Paralık Roman, toplumsal manipülasyon ve demagoji üzerine önemli bir eser.

Kitaptan alıntılar:

Bu dilencilik işinin de kendine göre bazı kuralları vardır, hatta bazı kuralları birçok işinkinden iyidir, çünkü hiç olmazsa bu iş, uygar insanlar tarafından terk edilmiş yabani yerlerde değil, büyük ve düzenli bir şehirde, dünyanın başkentinde yapılabilir ancak. Yalnız bu işte çalışabilmek için bir numara gereklidir. Bir de izin belgesi; bu belge ve numara da, tabii ücretli olarak, ancak bir yerden temin edilebilir: Old Oak Sokağı’nda bir dernek vardır ve bu derneğe üye olmak zorunludur.


“İş bilenin, kılıç kuşananın” ve “Altta kalanın canı çıksın!” İşte benim sloganlarım! Böyle yardım edilir insanlığa, çünkü sadece becerikliler yükselip bu dünyanın nimetlerinden yararlanırlar. Dövüşürken hile yapmaya kalkma, belden aşağısına vurma ve dizini işe karıştırma. Dövüşümüzün geçerli olması için, İngiliz Boks Federasyonu kurallarına uymamız gerekir.